Connect with us

Güncel Haberler

Edirne’nin Gömüt Taşları kitabı okuyucularla buluşuyor

Published

on

Edirne’nin gömüt taşları ilk kez kitap haline getirildi. Cem Altınel’in kaleme aldığı, Devrim Yaman’ın tasarladığı Edirne’nin Gömüt Taşları adını taşıyan kitap basın toplantısı düzenlendi.
UZMAR Onursal Başkanı Kapt. Ş. Kaan Altuğ, UZMAR CEO’su Müh. A. Noyan Altuğ’un da hazır bulunduğu toplantıya Edirne İl ve Kültür Turizm Müdürü Kemal Soytürk, İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardım Vakfı (DEFAV) Yönetim Kurulu Başkanı Müh. İlker Meşe ve TMMOB Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri Odası (GEMİMO) Yönetim Kurulu Başkanı Müh. Feramuz Aşkın da katıldı. Kitap 25 Mart 2022 itibariyle raflardaki yerini alacak.
Kitapta emeği geçe isimler şunları söylediler:

Yazar Cem Altınel: Çocukluğumun fotoğrafları bu kitabı getirdi

“Çocukluğum binlerce siyah beyaz Edirne fotoğrafı içinde geçti. O zamanlar pek anlam veremediğim bu fotoğraflar yıllar sonra bu kitabın ilham kaynağı olarak karşıma çıktı. Kitapta 20 başlık altında tümü Edirne’de bulunan 500 gömüt taşı, gruplara bölünerek metodolojik olarak incelendi. Hiçbir taşın görseli iki defa kullanılmadı. Genel bilgiler kadar yorumlara da yer veren yarı belgesel tadındaki çalışmada gömüt taşlarındaki gizemli estetik ve imge dizimi alışılmışın dışında bir bakış açısıyla ele alındı. Okuyucu kitabı birden fazla yöntemle okuyabilir. Dilerse ortadan başlayarak gömüt taşı geleneğinin mimari ile birlikte yüz yıllara göre evrimini okuduktan sonra başa dönerek imge zenginliğini inceleyebilir. Dilerse meslek gruplarının taşlarına bakabilir ya da Edirne’de gömünü ünlü kişilerin yaşam öykülerini gömüt taşları üzerinden okuyabilir. Burada kadın ve erkek gömüt taşı çeşitliliği açısından Edirne’nin önemini bir kez daha vurgulamak isterim. Farklı dönemlere ait olmalarına karşın bence Ahlat’tan sonra Türkiye’nin en önemli gömüt taşı kültürü zenginliği Edirne’de”

Tasarımcı Devrim Yaman: Sisli zirveleri görünür yapıyoruz

“Coğrafyada, bilimde, sanatta ve kültürde insanlık tarihinin birçok ilki yurdumuzda yapılmıştır. Bu günlerde bu zirveler sislerle kaplanmış, bulutlarla çevrilmiş, birçoğu görüş alanı dışına çıkmıştır. Bizim misyonumuz bu zirveleri yeniden görünür kılmak, seçkin araştırmacı yazarların uyumlu takım çalışmalarıyla dünya uygulanılanın nirengi noktalarının bir kez daha yeni ve çarpıcı olarak ortaya çıkarmaktır”

UZMAR Denizcilik Onursal Başkanı Kapt. Ş. Kaan Altuğ: Kültürel mirası da unutmuyoruz

“Biz geleneksel olarak hem aile hem şirket olarak öncelikle kendi mensup olduğumuz denizcilik sektörünün eğitimine çok uzun yıllardır katkı verdik, veriyoruz. Şimdi de ülkemizin kültürel miraslarına destek vermek, Devrim Bey’in bir hayalini gerçekleştirmek üzere inandık ve destekledik. Sonuç gerçekten mükemmel oldu. Beğenerek okuduk. Umarım Türkiye’nin kültür mirasına katkısı olur, faydası olur ve kalıcı bir eser olarak kalır”

UZMAR Denizcilik CEO’su Müh. A. Noyan Altuğ: Taşlar yaşadığınızı gösteriyor

“Babam 6 yıl önce bana, ‘dedenin İzmir’deki kabristanına git, kardeşimin kabristanına git ziyaret et’ dedi. Mezarlığa gittim. Bayramdı ama kimse yoktu. Taşların arasında dolaştım zar zor buldum. Birçok taş yıkılmış. Yasin okutacak birisini bulmam lazım. Eskiden mezarlıklarda hocalar gelip okurlardı. Onlar da yoktu. Cami imamına sordum, ‘burada yatanların çocukları da öldü. Artık bunların gelenleri yok’ dedi. İşin sonunda yaşıyorsunuz, birçok şeyler yapıyorsunuz ve sonunda göçüp gidiyorsunuz. Yaşadığınızı belirten şey bir taş. Doğum tarihiniz, ölüm tarihiniz, isminiz, ruhuna Fatiha yazıyor. Sizden sonra bunu mermere yazıyorlar ki kalabildiğince kalsın. Tabi insanlar, aileler, babalarını, ailelerini kaybediyorlar. Biz de babamızı kaybettik. 97 yaşındaydı. Hayatına baktığımız zaman çok müthiş bir hayat, müthiş bir serüvendi. Bizim son iki üç senedir başımıza neler geliyor dünya olarak. Onların başlarına neler geliyor. İkinci dünya savaşını yaşamışlar, göçleri yaşamışlar. Savaştan dolayı yoklukları yaşamışlar.

Bu bizim kültürümüz

Babamın bize vermiş olduğu öğüt içimizde yaşıyor. O yaşayan öğüt de denizden aldığınızı mutlaka denize verin, kültürünüze sahip çıkın, mesleğinize sahip çıkın. Özellikle denizcilik eğitimine, İTÜ’ye okullar yapın. Binalar çok eskimiş. Yani onuruna yakışan bir şekilde binalarının olması lazım ki orada kültürümüzü, bilimimizi ve mesleğimizi geliştirelim. Devrim Bey bu projeyi bize getirdi. Ağabeyimle konuştum. Hiç tereddütsüz, ‘yapalım’ dedi. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Siz değerli sanat ve kültür severlere çok teşekkür ederim. Biz sadece vesile oldu. Unutmayalım. Bunlar sadece bir taş değil birer hayat”

Continue Reading
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.