Connect with us

Ekonomi Haberleri

Rus petrolüne getirilen yaptırımlar boğaz trafiğini olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor

Published

on

Türkiye’nin 1 Aralık itibarıyla boğazlardan geçen petrol tankerleri için sigorta teminat mektubu talep etmesiyle başlayan geçiş krizine yönelik çözüm arayışı hızlandı. Bir yandan armatörler ve P&I kulüpleri arasındaki görüşmeler yoğunlaşırken diğer yandan Rusya, Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki bürokrasi trafiği de arttı. Avrupalı P&I şirketleri, istenilen sigorta teminatı karşılamamakta kararlı davranırken, bu konuda devletlerin ya da petrol şirketlerin devreye çözüm için devreye girebileceği konuşuluyor.

Avrupa Birliği’nin dahil olduğu G7 ülkelerinin, Rus petrolüne tavan fiyat uygulamasının yürürlüğe girmesinin ardından, petrolün fiilen taşınması da sorun haline gelmişti. Türkiye’nin 1 Aralık itibariyle İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan geçecek tankerlerin P&I sigortalarının güncelliğini teyit eden teminat mektubu zorunluluğu getirmiş, bu da tanker geçişlerinin sınırlanmasına neden olmuştu. Bu zorunluluğu yerine getiremeyen çok sayıda gemi, Türk karasularında bekliyor. Boğazları geçmek için bekleyen gemi sayısının 20’ye ulaştı. Sigorta brokerlik şirketi Marsh’ın denizcilik ve kargodan sorumlu küresel başkanı Marcus Baker BBC’ye yaptığı açıklamada Batılı P&I kulüpleri ile Türkiye arasındaki anlaşmazlığı çözmek için görüşmelerin devam ettiğini ifade ederek, “Türk makamlarının peşinde olduğu şey, yaptırımların ihlali durumunda da dahil olmak üzere korumanın teyididir” diyerek, batılı sigorta şirketlerinin bu teminatı karşılamasının mümkün olmadığının altını çizdi.

RIA haber ajansında yer alan habere göre, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Alexander Grushko, Rusya’nın İstanbul Boğazı’ndan geçiş için bekleyen tankerlerin sayısının artmasından endişeli olduğunu ve konuyu sigorta ve nakliye şirketleriyle değerlendirmekte olduğunu söyledi. Grushko ayrıca “Sorun çözülmezse elbette siyasi düzeyde müdahil olunacaktır” dedi.

Türk şirketler de bekliyor

Türk Boğazlarından en fazla tanker geçiren gemi acentelerinden biri olan GAC Türkiye’nin Genel Müdürü Cihangir İnanç, sigorta sorunun aşılması için ülkeler arası görüşmelerin hızlandığına dikkat çekerek, “Bir yandan armatör ve kulüpler kendi aralarında görüşüyorlar. Diğer yandan ilgili devletlerin dış işleri bakanlıklıları seviyesinde görüşmeler sürüyor. Bizim bakanlıklarımız da kendi içerisinde durumu değerlendiriyor” dedi.

Ugulamanın sadece yabancı armatörleri ya da şirketleri değil, Türk sahipli filo ve Türk petrol şirketlerini de yakından ilgilendiriyor. Cihangir İnanç, TÜPRAŞ gibi şirketler de şu anda Rusya’dan kendi ihtiyaçları olan ham pet Bu da terminalleri zor duruma sokuyor. Bunun için ilgili birimler, genel müdürlükler ve buna ilave bir çözüm üretmek için ekstra gayret gösteriyorlar. Fakat işin içerisinde sadece yönetmelikler kanunlar değil, işin içerisinde bir nebze de olsa politik süreçler de söz konusu olduğu için çok dikkatli davranılması gerekiyor. Bu nedenle kılı kırk yarıyorlar. Çok dikkatli olunması gerekiyor” diye konuştu. Kendi şirketlerinin sorumluluğundaki birkaç tankerin de boğazı geçerken sigorta engeline takıldığını ifade eden Cihangir İnanç, sektör olarak görüşmeler sonucunda geçici değil, sürdürülebilir ve kalıcı bir çözüm beklediklerini vurguladı. STAR Rafineri’ye yakın kaynaklar tedarikte bir sıkıntı yaşamadıklarını ifade etti.

Armatörün karşılaması mümkün değil

Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Başkan Yardımcısı Salih Zeki Çakır, P&I şirketlerinin karşılamadığı sigorta maliyetlerini armatörün karşılamasının mümkün olmadığını vurgulayarak, devletlerin ya da petrol şirketlerinin boğaz geçişlerinde bu teminatı verebileceğine işaret etti.

Diğer yandan bazı uzmanlara göre, Rusya bu konuda devreye girerek Rus petrolünü taşıyan tankerlere yönelik özel bir sigorta devreye sokabilir. Daha önce İsrail benzer bir adım atmıştı. Sektörde, Türkiye’nin bu tutumunun Türk denizcilik sektörünün prestijine zarar verdiğini söyleyenler de var.

Günlük bekleme maliyeti 50 bin dolara kadar çıkıyor

Acentelerden edinilen bilgiye göre bir tankerin 1 günlük açıkta beklemesinin yarattığı ek maliyet 50 bin dolara kadar çıkıyor. Bu durumun armatörleri büyük sıkıntıya sokabileceği vurgulanıyor. Diğer yandan, bekleyen gemilerin çevreye büyük zararlar verebileceğinden endişe duyuluyor. Son dönemde Türk sularında kaza sayılarının da arttığına işaret eden yetkililer, bu nedenle bakanlığın çözüme yönelik adımları hızlandırdığını ifade ediyor.

NWR konvansiyonuna taraf olmak için fırsat

Kuzey Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Emin Yaşacan, 1 Aralık’ta yürürlüğe giren boğazlardan geçişte istenen belgelerin arasına eklenen P&I kulüplerinden güncel tarihli ve bütün sefer boyunca geçerli çevre ve deniz kirliği rizikolarını teminat altına alacak garanti mektubu alınması zorunluluğunun, NWR konvansiyonuna taraf olunması için fırsat olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Emin Yaşacan, “Normal P&I sigorta poliçelerinin yanında çeşitli milletler arası konvansiyonlarla gemilerde bulunması gereken belgeler, CLC Sertifikası (tankerlerden), Bunker CLC Sertifikası (kuru yük gemilerinden), MLC Sertifikası ve Nairobi Wreck Removal (NWR) Convention Sertifikası’dır. Ülkemiz henüz imza atmadı. Dolayısı ile talep edemiyoruz. Ancak imzaya engel bir durum da yok. Çevre hassasiyetimizin arttığını gözlemlediğim bu dönemde bir an önce fırsat yaratılarak NWR konvansiyonuna da imza atılmasına 35 yılı aşkın denizcilik yapmaya çalışan bir ferdin görev bilinciyle sayın idaremizi davet ediyorum. Gemi enkazlarının da en az petrol kadar geçtiğimiz yıllarda sessiz sedasız yaşanan çevre felaketlerine sebep olabilecekleri hatırımızdan çıkmamalı” diye konuştu.

Continue Reading
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir