Connect with us

Çevre

Deniz kaplumbağaları için gönüllüler gece gündüz görevde

Published

on

Akdeniz’in kadim denizcileri deniz kaplumbağalarının korunmasına ve tedavilerine destek olmak için gönüllüler, gece gündüz çalışıyor.

Deniz kaplumbağalarının yaşamı, son 70 yılda plastik atıklar, petrol sızıntıları, termik santrallerin yarattığı kirlilik ve küresel iklim değişikliği nedeniyle tehdit altına girdi.

Anadolu Ajansı (AA) muhabiri Muğla, Hatay, Adana, Antalya, İstanbul ve Rize’de ayrı ayrı çevresel araştırmalar yürüten Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER), Samandağ Çevre Koruma ve Turizm Derneği (SAÇEVKO) ve Dünya Doğayı Koruma Vakfının (WWF) 2 yıllık verilerini derledi.

Projenin görselleri ise deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olan Türkiye’nin en batı kıyısı İztuzu ve en doğu noktası Samandağ sahili arasında AA foto muhabirleri Özge Elif Kızıl ve Şebnem Coşkun’un 4 ay süren çalışmasıyla kayıt altına alındı.

Deniz kaplumbağalarının koruyucuları “gönüllüler”

Her yıl deniz kaplumbağalarını korumak için görev yapan birçok kuruluş, çok sayıda gönüllüye kapılarını açıyor. Kovid-19 salgını sebebiyle son yıllarda gönüllü kabulünde sayılar azalsa da gönüllüler koruma programlarına destek vermeye devam ediyor.

Çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğu gönüllülerin içerisinde birçok meslekten kişi bulunuyor. Veterinerlik fakültelerindeki öğrenciler için bu programlara katılmak meslekleri açısından tecrübe edinmelerini sağlıyor.

Muğla Sarıgerme sahilinde deniz kaplumbağalarını koruma gönüllüsü Perizat Yılmaz, yaşadığı yerin deniz kaplumbağalarına ait olduğunu ve onların yaşam alanını korumanın kendisini mutlu ettiğini söyledi.

Yılmaz, “10 yıl önce DEKAMER’e geldiğimde ilk defa deniz kaplumbağaları ile karşılaştım. Kaplumbağalardan biri suya batamıyordu, biri yemek yiyemiyordu. Onların hallerini görmek, onları korumam için bir başlangıç oldu. Ben de balık avlıyorum ama denize asla olta iğnesi bırakmam. Çünkü o iğnenin bir canlıya zarar vereceğini bilirim.” diye konuştu.

“Gönüllüler, gerçekten deniz kaplumbağalarına yardım etmek için geliyor”

DEKAMER gönüllüsü Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Ayşenur Akyol, merkeze yaralı gelen kaplumbağalara yapılan tedavilerde görev aldığı zaman çok mutlu olduğunu ifade etti.

Akyol, “Elimden geldiği kadar onlara nasıl yardımcı olabileceğimi düşünüyorum. Buraya gönüllüler, gerçekten deniz kaplumbağalarına yardım etmek için geliyor. Hepimiz onlara yardım etme isteği içindeyiz ve gece gündüz çalışıyoruz.” dedi.

DEKAMER gönüllüsü, makine mühendisi Birol Çakıroğlu, 5 yıl önce mesleğini bırakarak tamamen doğa odaklı bir hayata geçtiğini, merkezde deniz kaplumbağalarını koruma çalışmalarında görev aldığını söyledi.

Başka canlı türlerinin koruma faaliyetlerinde de yer aldığını ancak kaplumbağalar özelinde en çok etkilendiği yerin İztuzu kumsalı olduğunu ifade eden Çakıroğlu, her gece yaklaşık 20 kilometrelik yürüyüş yaptıklarını, motivasyonlarının kaplumbağaların gönüllülere ihtiyaçlarını gördükçe arttığını kaydetti.

Koruma ve rehabilitasyon 2007’de başladı

Türkiye’de deniz kaplumbağaları ile ilgili çalışmalar 1988 yılına dayanıyor ancak tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin devam etmesi 2007’de kurulan DEKAMER ile başladı. Deniz kaplumbağalarının tedavilerinin yapıldığı, korunduğu, yaşamlarına dair araştırmaların yürütüldüğü bu merkeze yılda ortalama 50 yaralı deniz kaplumbağası tedavi amaçlı getiriliyor.

Merkezdeki veterinerler, yaralı kaplumbağaların tedavisini yapıyor, rehabilitasyonunu yürütüyor, iyileşerek kendi dünyalarına tekrar kavuşabilmeleri, özgürce tekrar yüzebilmeleri için çalışıyor.

DEKAMER’de görevli veteriner Koray Kabadayıoğulları, mezun olduğu Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinde deniz kaplumbağalarına ilişkin çalışmalar yapan birimde çalıştığını ve kadim denizcilerle ilk tanışmasının böyle başladığını kaydetti.

Kabadayıoğulları, “Veteriner hekim olduğum için çok mutluyum. Dilsiz canlılara el uzatabilme şansım var ve bu şansımı kullanabildiğimi düşünüyorum. Ancak keşke böyle bir merkeze ihtiyaç duyulmasaydı, keşke doğa insanlar tarafından daha az kirletilseydi, keşke tekne pervaneleri deniz kaplumbağalarına ve diğer deniz canlılarına daha az zarar verseydi ya da hiç vermeseydi.” diye konuştu.

Deniz kaplumbağaları, doğa için çok önemli birer temizleyici

Kaplumbağaların 110 milyon yıllık geçmişe sahip olduğunu, herhangi bir evrimsel gelişim gösteremediklerini ve ciddi manada toksik maddelere açık olduklarını dile getiren Kabadayıoğulları, şunları söyledi:

“Merkeze gelen deniz kaplumbağalarının ölüm sebebi plastikler ya da ciddi yaralanmalar. Merkezde, ateşli silahla yaralanmış, kafasına herhangi bir cisimle vurulmuş ve çok ciddi zarar gören kaplumbağalarımız da var. Özgürlüklerine kavuşmaları için sürekli bir çaba içerisindeyiz. Deniz kaplumbağaları, doğa için çok önemli birer temizleyici. Caretta caretta kaplumbağalar, deniz analarını tüketiyor, deniz analarının kirli denizlerde olduğunu hepimiz biliyoruz. Deniz analarının tüketerek besleniyor ve denizleri temizliyor. Yeşil deniz kaplumbağaları, tıpkı birer çim biçme makinesi gibi çalışıyorlar ve habitatın devamlılığını sağlıyorlar. Her iki kaplumbağa da ekosistemin ayrılmaz bir parçası.”

Continue Reading
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.