Connect with us

Çevre

42 belediyeden müsilaj açıklaması

Published

on

Ege ve Marmara Çevre Belediyeleri Derneği’nin açıklamasında Marmara Denizi’ndeki müsilaj (deniz salyası) tehdidine karşı atık tesislerinin denetlenmesi talep edildi

42 üyeli Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği (EMARÇEB), Marmara Denizi’nde eko sistemi tehdit eden musilaja (deniz salyası) karşı ilgili kurumların harekete geçmesini istedi.  EMARÇEB’den yapılan ‘Marmara Denizi’ndeki müsilaj ne bir başlangıç ne de bir son’ başlıklı açıklamada şöyle dendi:  

CANLI YAŞAMI TEHDİT ALTINDA

Son yıllarda Ülkemizde yaşanan çevre katliamı ve gösterilen duyarsızlık had safhadadır. Artan nüfus ile doğru orantılı olarak insan kaynaklı evsel atık suların tam olarak arıtılmadan denizlere, göllere ve akarsularımıza deşarj edilmesi, aynı zamanda bu su kaynaklarına yakın alanlarda kurulan endüstri ve sanayi tesislerinin atık sularını, bırakın yeterli arıtmayı, arıtma bile yapmadan atık sularını deşarj etmeleri sonucu, doğa ve eş zamanlı olarak tüm canlı yaşamı tehdit altındadır.

TEHLİKE BÜYÜYOR

Marmara Denizi’nde aylardır görülen deniz salyası tehlikesi giderek büyüyor. Birçok uzman Marmara Denizi’nde görünen müsilajın, küresel ısınmaya bağlı olarak Marmara Denizi’nde su sıcaklığının yükselmesi ve bu bölgede sanayi, endüstri ve evsel atık sularının arıtılmadan Marmara Denizi’ne bırakılması sonucu ortaya çıktığını söylüyor.

GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ

Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği olarak, en genç denizimiz olan Marmara Denizi başta olmak üzere, tüm deniz ve göl çevrelerinde kurulu olan atık su arıtma tesislerinin (evsel-sanayi-endüstri) bir an önce denetlenip, deşarj değerleri yasal sınırlar içerisinde olmayan tesislere gerekli yaptırımların yapılması ve bir an önce harekete geçilmesi için ilgili tüm kurum ve kuruluşları göreve çağırıyoruz.”

MEKE MARİNE GENEL MÜDÜRÜ KEREM KEMERLİ: MÜSİLAJ TÜM HAYATI TEHDİT EDİYOR

Marmara Denizi’ni kaplamakla kalmayan öncelikle tüm deniz canlılarını sonra da denizden beslenen bizler dahil tüm canlıları tehdit eden konunun ana nedenini uzmanları, küresel ısınma ve çevre kirliliği olarak belirtiyorlar. İşin kötü tarafı daha önceleri de denizlerimizde görülen ancak 3-5 günde kaybolan bu olay, şu an kontrolden çıkma aşamasına gelmiştir.

Kaynağa inen bir çözüm bir yandan oluşturulmaya çalışılırken diğer yandan da hemen bazı tedbirler almak gerekmektedir. İlk tedbir, fiziksel toplamadır. Yağ sıyırıcı, pompa ve hatta kepçelerle toplanması lazımdır. Hali hazırda Ülkemizde bulunan petrol kirliliği önleme gemileri, deniz yüzeyi süpürge gemileri bu konuda kullanılabilir. Verimliliği düşük olsa da deniz yüzeyinin hava ile teması yeniden sağlanarak oksijen alışverişine izin verilmesi felaketin büyümesini engelleyecektir. Başta Belediyeler olmak üzere tüm Devlet kurumlarının hemen konuya el atması gerekmektedir.

Eş zamanlı olarak mutlak surette sürekli bilimsel izlemeler başlatılmalı ve üniversitelerin çözüm üretmelerinin kapıları açılmalıdır. Evsel ve sanayi atık yönetimleri gözden geçirilmeli ve bir yandan suiistimal edilmeyecek tedbirler alınırken diğer yandan eksik görülen alt yapı yatırımları ivedilikle tamamlanmalıdır.

Continue Reading
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir